0 (542) 811 29 29 0 (850) 811 29 29 0 (542) 811 29 29 Abonelik Sözleşmesi

Hukuki Mevzuat

Ana Sayfa  »  Hukuki

Mevzuat Bilgi Sistemi

Abana Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Ts 825 , Mevzuat ve daha fazlası!
Apartman ve Site Yönetimi

Apartmanlar toplu oturulan çok katlı konutlardır. Siteler ise birden fazla bloktan oluşan ve içinde belirli hizmetlerin sistematik şekilde gerçekleştiği kompleks yapılardır. Bu tarz ortak yaşam alanlarında mecburen bir apartman site yönetimi kurulması ve yönetim şekli belirlenmesi gerekli olmaktadır. Buna bağlı olarak apartmanların yönetiminde yöneticiler sitelerin yönetiminde ise yönetim kurulları seçilerek belirlenmek zorundadır. İşte kiracılar, ev sahipleri, bina ve sitenin ortak yerleri, apartman yöneticileri ve site yönetim kurulları, kat malikleri kurulu vb. tüm unsurlar hukuki bir zeminde ilerlemelidir. Aksi halde toplu yaşam alanlarında kargaşa ve içinden çıkılmaz bir tartışma ortamına mahruz kalacaktır bu durum da ortak yaşam alanlarının yönetimini zora sokacaktır.

yukarıda da belirtlilen nedenlerle toplu yaşam alanları ile ilgili temel mevzuat 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunudur. Bu kanunda bahsettiğimiz bu ortak yaşam alanları ile ilgili hukuki kurallar yer almıştır. Buna göre bir apartman veya sitede ortaya çıkan her problemin muhakkak hukuki bir çözümü vardır. Yeter ki apartman site yönetim kanunun öngördüğü prosedür doğru bir şekilde izlensin. ancak uygulamada çoğu zaman yaşanan problemlerin hukuki bir çözümü olmadığı düşünüldüğünden apartman ve site şeklindeki toplu yaşam alanlarda sürekli olarak sorunlar yaşanmaktadır bu nedenle apartman ve site yöneticilerinin her an ulaşabileceği mevzuatları Bizim Site Yönetimi olarak sizler için derledik.


kanunlar Bizim Site Yönetimi

Kanunlar

Kanun, toplum düzenini oluşturmak ve asayişi sağlamak için hazırlanmış yazılı hükümlerdir.
yonetmelikler Bizim Site Yönetimi

Yönetmelikler

Yönetmelik, kanun ve tüzüklerin kolay uygulanmasını sağlayan ve somutlaştıran yazılı hukuk kurallarıdır.
tuzukler Bizim Site Yönetimi

Tüzükler

Tüzük, Kanunun nasıl uygulanacağını gösteren ve kanunun emrettiği işleri belirten yasal metinlerdir.
tebligler Bizim Site Yönetimi

Tebliğler

Tebliğ, Bir hukuki işlemin ilgili kişinin bilgisine sunulmak üzere, kanun ve usule uygun olarak yazılan yazı veya ilan.

Apartman Site Yönetim Programı, bulunduğunuz apartman veya sitedeki yöneticilik görevlerinizi kolayca yerine getirmenizi sağlayacak. bir apartman site yöneticisi uygulaması olarak hazırlanmış. Oldukça sade bir arayüzle birlikte gelmesi ve bir konut sitesinin yönetiminde oldukça verimli olmanıza yardımcı olacak bir yapıda hazırlanmış olması nedeniyle tercih edebilirsiniz. Dairelerin aidat bilgileri, kasaya giren çıkanlar, ödemeler dengesi, site sakinlerinin şikayetlerinin alınması, uzun vadeli raporlamalar gibi pek çok işleve sahip olan site yönetim programı ile apartman site yöneticisi olarak yönetime olabildiğince az vakit ayırarak en yüksek verimle görevinizi yapmanıza olanak sağlıyacak. Eğer bir apartman site yöneticisiyseniz denemeden karar vermemeniz gerektiğine inanıyoruz çünkü apartman site yönetim programımızı kullanan çok sayıda apartman site yöneticisi olduğunu belirtmek isteriz.

Abana Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Ts 825

Abana Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Ts 825 ile Apartman ve site yönetiminde ihtiyaç duyabileceğiniz tüm güncel mevzuatları bulabilirsiniz.
Numrası Adı İndir/Görüntüle
634 Kat Mülkiyeti Kanunu İndir

KANUNLAR, NİSAN 2018 (Ek-101)
8049
TÜRK MEDENİ KANUNU
Kanun Numarası : 4721
Kabul Tarihi : 22/11/2001
Yayımlandığı ResGazete : Tarihi : 8/12/2001 Sayı : 24607
Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 41
Durumu: 3/12/2001 tarih ve 4722 sayılı “Türk Medenî Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama
Şekli Hakkında Kanun”un 22 nci Maddesi uyarınca; yeni düzenlemeler yapılıncaya kadar,
yürürlükteki tüzük ve yönetmeliklerin Türk Medenî Kanunu’na aykırı olmayan hükümlerinin
uygulanmasına devam edileceğinden, gerektiğinde “Tüzükler Külliyatı” ile “Yönetmelikler
Külliyatı”nın kanunlara göre (743 sayılı Kanuna göre) düzenlenen nümerik fihriste, 4721 sayılı
Kanuna dayanılarak yürürlüğe konulan tüzük için ise 4721 sayılı Kanuna göre zenlenen nümerik
fihriste bakınız.
Yürürlükten kalkmış olan 17/2/1926 tarih ve 743 sayılı Kanunun hükümleri için“Yürürlükteki
Bazı Kanunların Mülga Hükümleri Külliyatı”nın 2. cilt, 1299 uncu sayfası ve devamına 4721 sayılı
Kanunun yürürlükten kaldırılan hükümleri için ise 1304-135 nolu sayfa ve devamına bakınız.
BAŞLANGIÇ
A. Hukukun uygulanması ve kaynakları
Madde 1 - Kanun, sözüyle ve özüyle değindiği bütün konularda uygulanır.
Kanunda uygulanabilir bir hüküm yoksa, hâkim, örf ve âdet hukukuna göre, bu da yoksa
kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar verir.
Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır.
B. Hukukî ilişkilerin kapsamı
I. Dürüst davranma
Madde 2 - Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına
uymak zorundadır.
Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.
II. İyiniyet
Madde 3- Kanunun iyiniyete hukukî bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin
varlığıdır.
Ancak, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet
iddiasında bulunamaz.
III. Hâkimin takdir yetkisi
Madde 4 - Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz
önünde tutmayı emrettiği konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir.
8050
C. Genel nitelikli hükümler
Madde 5 - Bu Kanun ve Borçlar Kanununun genel nitelikli hükümleri, uygun düştüğü ölçüde
tüm özel hukuk ilişkilerine uygulanır.
D. İspat kuralları
I. İspat yükü
Madde 6 - Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı
olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
II. Resmî belgelerle ispat
Madde 7 - Resmî sicil ve senetler, belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur.
Bunların içeriğinin doğru olmadığının ispatı, kanunlarda başka bir küm bulunmadıkça, her
hangi bir şekle bağlı değildir.
BİRİNCİ KİTAP
KİŞİLER HUKUKU
BİRİNCİ KISIM
GERÇEK KİŞİLER
BİRİNCİ BÖLÜM
KİŞİLİK
A. Genel olarak
I. Hak ehliyeti
Madde 8 - Her insanın hak ehliyeti vardır.
Buna göre bütün insanlar, hukuk düzeninin sınırları içinde, haklara ve borçlara ehil olmada
eşittirler.
II. Fiil ehliyeti
1. Kapsamı
Madde 9 - Fiil ehliyetine sahip olan kimse, kendi fiilleriyle hak edinebilir ve borç altına
girebilir.
2. Koşulları
a. Genel olarak
Madde 10 - Ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyeti vardır.
b. Erginlik
Madde 11 - Erginlik onsekiz yaşın doldurulmasıyla başlar.
Evlenme kişiyi ergin kılar.
c. Ergin kılınma
Madde 12 - Onbeş yaşını dolduran küçük, kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkemece ergin
kılınabilir.
KANUNLAR, NİSAN 2018 (Ek-101)
8051
d. Ayırt etme gücü
Madde 13- Yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da
bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan
herkes, bu Kanuna göre ayırt etme gücüne sahiptir.
III. Fiil ehliyetsizliği
1. Genel olarak
Madde 14- Ayırt etme gücü bulunmayanların, küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyeti yoktur.
2. Ayırt etme gücünün bulunmaması
Madde 15- Kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, ayırt etme gücü
bulunmayan kimsenin fiilleri hukukî sonuç doğurmaz.
3. Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar
Madde 16- Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızası
olmadıkça, kendi işlemleriyle borç altına giremezler. Karşılıksız kazanmada ve kişiye sıkı sıkıya bağlı
hakları kullanmada bu rıza gerekli değildir.
Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar haksız fiillerinden sorumludurlar.
IV. Hısımlık
1. Kan hısımlığı
Madde 17- Kan hısımlığının derecesi, hısımları birbirine bağlayan doğum sayısıyla belli olur.
Biri diğerinden gelen kişiler arasında üstsoy-altsoy hısımlığı; biri diğerinden gelmeyip de,
ortak bir kökten gelen kişiler arasında yansoy hısımlığı vardır.
2. Kayın hısımlığı
Madde 18- Eşlerden biri ile diğer eşin kan hısımları, aynı tür ve dereceden kayın hısımları
olur.
Kayın hısımlığı, kendisini meydana getiren evliliğin sona ermesiyle ortadan kalkmaz.
V. Yerleşim yeri
1. Tanım
Madde 19- Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir.
Bir kimsenin aynı zamanda birden çok yerleşim yeri olamaz.
Bu kural ticarî ve sınaî kuruluşlar hakkında uygulanmaz.
2. Yerleşim yerinin değiştirilmesi ve oturma yeri
Madde 20- Bir yerleşim yerinin değiştirilmesi yenisinin edinilmesine bağlıdır.
Önceki yerleşim yeri belli olmayan veya yabancı ülkedeki yerleşim yerini bıraktığı hâlde
Türkiye'de henüz bir yerleşim yeri edinmemiş olan kimsenin hâlen oturduğu yer, yerleşim yeri sayılır.
3. Yasal yerleşim yeri
Madde 21- Velâyet altında bulunan çocuğun yerleşim yeri, ana ve babasının; ana ve babanın
ortak yerleşim yeri yoksa, çocuğun kendisine bırakıldığı ana veya babanın yerleşim yeridir. Diğer
hâllerde çocuğun oturma yeri, onun yerleşim yeri sayılır.
Vesayet altındaki kişilerin yerleşim yeri, bağlı oldukları vesayet makamının bulunduğu yerdir.
8052
4. Kurumlarda bulunma
Madde 22- Bir öğretim kurumuna devam etmek için bir yerde bulunma ya da eğitim, sağlık,
bakım veya ceza kurumuna konulma, yeni yerleşim yeri edinme sonucunu doğurmaz.
B. Kişiliğin korunması
I. Vazgeçme ve aşırı sınırlamaya karşı
Madde 23- Kimse, hak ve fiil ehliyetlerinden kısmen de olsa vazgeçemez.
Kimse özgürlüklerinden vazgeçemez veya onları hukuka ya da ahlâka aykırı olarak
sınırlayamaz.
Yazılı rıza üzerine insan kökenli biyolojik maddelerin alınması, aşılanması ve nakli
mümkündür. Ancak, biyolojik Madde verme borcu altına girmiş olandan edimini yerine getirmesi
istenemez; maddî ve manevî tazminat isteminde bulunulamaz.
II. Saldırıya karşı
1. İlke
Madde 24- Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse, hâkimden, saldırıda
bulunanlara karşı korunmasını isteyebilir.
Kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da
kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına
yapılan her saldırı hukuka aykırıdır.
2. Davalar
Madde 25- Davacı, hâkimden saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son
verilmesini, sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini
isteyebilir.
Davacı bunlarla birlikte, düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesi ya da
yayımlanması isteminde de bulunabilir.
Davacının, maddî ve manevî tazminat istemleri ile hukuka aykırı saldırı dolayısıyla elde
edilmiş olan kazancın vekâletsiz görme hükümlerine göre kendisine verilmesine ilişkin istemde
bulunma hakkı saklıdır.
Manevî tazminat istemi, karşı tarafça kabul edilm olmadıkça devredilemez; mirasbırakan
tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez.
Davacı, kişilik haklarının korunması için kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri
mahkemesinde dava açabilir.
III. Ad üzerindeki hak
1. Adın korunması
Madde 26- Adının kullanılması çekişmeli olan kişi, hakkının tespitini dava edebilir.
Adı haksız olarak kullanılan kişi buna son verilmesini; haksız kullanan kusurlu ise ayrıca
maddî zararının giderilmesini ve uğradığı haksızlığın niteliği gerektiriyorsa manevî tazminat
ödenmesini isteyebilir.
2. Adın değiştirilmesi
Madde 27- Adın değiştirilmesi, ancak haklı sebeplere dayanılarak hâkimden istenebilir.
Adın değiştirildiği nüfus siciline kayıt ve ilân olunur.
Ad değişmekle kişisel durum değişmez.
KANUNLAR, NİSAN 2018 (Ek-101)
8053
Adın değiştirilmesinden zarar gören kimse, bunu öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde
değiştirme kararının kaldırılmasını dava edebilir.
C. Kişiliğin başlangıcı ve sonu
I. Doğum ve ölüm
Madde 28- Kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer.
Çocuk hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla, ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde eder.
II. Sağ olmanın ve ölümün ispatı
1. İspat yükü
Madde 29- Bir hakkın kullanılması için bir kimsenin sağ veya ölü olduğunu veya belirli bir
zamanda ya da başka bir kimsenin ölümünde sağ bulunduğunu ileri süren kimse, iddiasını ispat etmek
zorundadır.
Birden fazla kişiden hangisinin önce veya sonra öldüğü ispat edilemezse, hepsi aynı anda
ölmüş sayılır.
2. İspat araçları
a. Genel olarak
Madde 30- Doğum ve ölüm, nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunur.
Nüfus sicilinde bir kayıt yoksa veya bulunan kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa, gerçek durum
her türlü kanıtla ispat edilebilir.
b. Ölüm karinesi
Madde 31- Bir kimse, ölümüne kesin gözle bakılmayı gerektiren durumlar içinde kaybolursa,
cesedi bulunamamış olsa bile gerçekten ölmüş sayılır.
III. Gaiplik kararı
1. Genel olarak
Madde 32- Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber
alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların
başvurusu üzerine mahkeme bu kişinin gaipliğine karar verebilir.
Yetkili mahkeme, kişinin Türkiye'deki son yerleşim yeri; eğer Türkiye'de hiç yerleşmemişse
nüfus sicilinde kayıtlı olduğu yer; böyle bir kayıt da yoksa anasının veya babasının kayıtlı bulunduğu
yer mahkemesidir.
2. Yargılama usulü
Madde 33- Gaiplik kararının istenebilmesi için, ölüm tehlikesinin üzerinden en az bir yıl veya
son haber tarihinin üzerinden en az beş yıl geçmiş olması gerekir.
Mahkeme, gaipliğine karar verilecek kişi hakkında bilgisi bulunan kimseleri, belirli bir sürede
bilgi vermeleri için usulüne göre yapılan ilânla çağırır.
Bu süre, ilk ilânın yapıldığı günden başlayarak en az altı aydır.
3. İstemin düşmesi
Madde 34- Gaipliğine karar verilecek kişi, ilân süresi dolmadan ortaya çıkar veya kendisinden
haber alınırsa ya da öldüğü tarih tespit edilirse gaiplik istemi düşer.
8054
4. Hükmü
Madde 35- İlândan sonuç alınamazsa, mahkeme gaipliğe karar verir ve ölüme bağlı haklar,
aynen gaibin ölümü ispatlanmış gibi kullanılır.
Gaiplik kararı ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı günden başlayarak
hüküm doğurur.
İKİNCİ BÖLÜM
KİŞİSEL DURUM SİCİLİ
A. Genel olarak
I. Sicil
Madde 36- Kişisel durum, bu amaçla tutulan resmî sicille belirlenir.
Bu sicilin tutulmasına ve zorunlu bildirimlerin yapılmasına ilişkin esaslar, ilgili kanunda
gösterilir.
II. Görevliler
Madde 37- Kişisel durum sicili, Devletçe atanan memurlar tarafından tutulur. Sicil kayıtlarını
tutmak ve örnek vermek bu memurların görevidir.
Yabancı memleketlerdeki Türkiye temsilcilerine, Cumhurbaşkanlığının onayı ile nüfus memurluğu yetkisi
verilebilir.
(1)
III. Sorumluluk
Madde 38- Kişisel durum sicilinin tutulmasından doğan zararlar, kusurlu memura rücu edilmek kaydıyla,
Devletçe tazmin edilir.
Tazminat ve rücu davaları, kişisel durum sicilinin tutulduğu yer mahkemesinde açılır.
IV. Düzeltme
1. Genel olarak
Madde 39- Mahkeme kararı olmadıkça, kişisel durum sicilinin hiçbir kaydında düzeltme yapılamaz.
2. Cinsiyet değişikliğinde
(2)
Madde 40- Cinsiyetini değiştirmek isteyen kimse, şahsen başvuruda bulunarak mahkemece cinsiyet
değişikliğine izin verilmesini isteyebilir. Ancak, iznin verilebilmesi için, istem sahibinin onsekiz yaşını doldurmuş
bulunması ve evli olmaması; ayrıca transseksüel yapıda olup, cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından
zorunluluğunu (…)
(2)
bir eğitim ve araştırma hastanesinden alınacak resmî sağlık kurulu raporuyla belgelemesi
şarttır.
(2)
Verilen izne bağlı olarak amaç ve bbî yöntemlere uygun bir cinsiyet değiştirme ameliyatı
gerçekleştirildiğinin resmî sağlık kurulu raporuyla doğrulanması hâlinde, mahkemece nüfus sicilinde gerekli
düzeltmenin yapılmasına karar verilir.
B. Doğum kütüğü
I. Bildirme
Madde 41- Doğumlara ilişkin bildirimler ve kimliği bilinmeyen bulunmuş çocuklar hakkındaki işlemler
ilgili kanun hükümlerine göre yapılır.
___________________
(1) 2/7/2018 tarihli ve 700 sayılı KHK’nin 139 uncu maddesiyle, bu fıkrada yer alan “Dışişleri Bakanlığının
önerisi, İçişleri Bakanlığının katılması ve Başbakanlığın” ibaresi “Cumhurbaşkanlığının” şeklinde
değiştirilmiştir.
(2) 20/3/2018 tarihli ve 30366 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 29/11/2017 tarihli ve
E.: 2017/130, K.: 2017/165 sayılı Kararı ile,bu maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “…ve
üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun bulunduğunu…” ibaresi iptal edilmiştir.
KANUNLAR, NİSAN 2018 (Ek-101)
8055
II. Doğum kütüğünde değişiklikler
Madde 42- Kişisel durumdaki değişiklikler, özellikle evlilik dışı bir çocuğun tanınması veya
hâkimin babalığa karar vermesi, soybağının düzeltilmesi, evlât edinme ya da bulunmuş bir çocuğun
soybağının belli olması, ilgili kanun hükümlerine göre kütüğe işlenir.
C. Ölüm kütüğü
I. Ölümün bildirilmesi
Madde 43- Ölümlere ilişkin bildirimler ilgili kanun hükümlerine göre yapılır.
II. Cesedi bulunamayan kişi
Madde 44- Bir kimse, ölümüne kesin zle bakılmayı gerektiren durumlar içinde ortadan
kaybolursa cesedi bulunamamış olsa bile, o yerin en büyük mülkî amirinin emriyle kütüğe ölü kaydı
düşürülür.
Bununla birlikte her ilgili, bu kişinin ö veya sağ olduğunun mahkemece tespitini dava
edebilir.
III. Gaiplik kararı
Madde 45- Gaiplik kararı, hâkimin bildirmesi üzerine, ölüm kütüğüne kaydolunur.
IV. Değişikliklerin kütüğe geçirilmesi
Madde 46- Tescile esas olan bir bildirimin doğru olmadığının tespit edilmesi veya kime ait
olduğu bilinmeyen cesedin kimliğinin belli olması ya da gaiplik kararının kaldırılması sebepleriyle
zorunlu olan değişiklikler, ilgilinin kütükteki kaydının düşünceler sütununa yazılarak yapılır.
İKİNCİ KISIM
TÜZEL KİŞİLER
BİRİNCİ BÖLÜM
GENEL HÜKÜMLER
A. Tüzel kişilik
Madde 47- Başlıbaşına bir varlığı olmak üzere örgütlenmiş kişi toplulukları ve belli bir amaca
özgülenmiş olan bağımsız mal toplulukları, kendileri ile ilgili özel hükümler uyarınca tüzel kişilik
kazanırlar.
Amacı hukuka veya ahlâka aykırı olan kişi ve mal toplulukları tüzel kişilik kazanamaz.
B. Hak ehliyeti
Madde 48- Tüzel kişiler, cins, yaş, hısımlık gibi yaradılış gereği insana özgü niteliklere bağlı
olanlar dışındaki bütün haklara ve borçlara ehildirler.
C. Fiil ehliyeti
I. Koşulu
Madde 49- Tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla,
fiil ehliyetini kazanırlar.
II. Kullanılması
Madde 50- Tüzel kişinin iradesi, organları aracılığıyla açıklanır.